baslikyeni.jpg

 

Ülkemizde, son yıllarda tarihimizin geçmiş dönemlerinde yaşanan olumsuzluklarla yüzleşme sürecine girilmiştir. Yapılan darbelerle ve yaşanan sorunlarla yüzleşme dönemi açılmıştır. Bunlar son derece olumlu gelişmelerdir. 

Tarihimizde karanlık hiçbir sayfanın kalmaması, sonucu ne olursa olsun her şeyin açıklığa kavuşturulması ve sorumlularından hesap sorulabilmesi demokrasimiz adına önemlidir.

1960 lı yıllarda kuruluşları gerçekleşmeye başlayan kooperatiflerle örgütlenmeye başlayan üreticinin, ekonomik ve sosyal gelişimine önemli katkılar sağlayan, hatta banka sahibi olmaktan ithalata ve ihracata kadar her türlü ekonomik faaliyetleri yürütmeye başlayan köy koop merkez birlikleri ve bölge birlikleri neden kapanma noktasına getirilmiştir.

Neden mal varlıklarına el konulmuştur?

Bu kadar olumsuzluğa rağmen yöneticilerine ne ceza verilmiştir?

Acaba birilerinin menfaatlerine mi halel gelmiştir? 

Kimlerin ayağına basılmıştır?

Bunların sorgulanması gerekmez mi?

Bu durum insanın aklına Köy enstitülerinin kapanış nedenlerini akla getiriyor.

Köy enstitüleri, kurulduğu 1940 yılların ekonomik ve sosyal yapısı içerisinde değerlendirilmelidir. Günün ve Ülkenin gerçekleri ile örtüşen bir eğitim modelidir. 

Ancak; görülüyor ki bu ülkede maalesef şahsi menfaatler nedeniyle neler heba edilmemiştir ki?  

Köy enstitülerinin kapanış nedenleri gerçekten çok ilginçtir. Ve ibret alınması gereken bir olaydır. UNESCO nunbütün geri kalmış ülkeler için örnek alınmasını önerdiği bir eğitim sistemi. Ancak bir anda yok edilebiliyor.

Köy Enstitüleri; bundan tam 72 yıl önce, Cumhuriyetimizi daha ileri götürmek ve o zamanki çoğu çok fakir köylerimizde yaşanan dogmatik ve feodal bir eğitim biçimine karşı ulusal, halka dönük, özellikle fakir halkın ve köylümüzün yararlanabileceği, üretimi esas alan, köylerimizi karanlık düşüncelerin ve ağalık esaretinin zincirlerinden kurtarmayı amaçlayan, Cumhuriyetimizi tam anlamıyla temsil edecek katılımcı bir eğitim sağlamak amacıyla kurulmuşlardı. 

Bu amaçla; buralarda ilkokul öğretmenleri yetiştirilecek, yetişen bu öğretmenler yine köylerimize gönderilerek oralardaki köylümüzün ve köylerimizin gelişmesine büyük katkılar sağlayacaklardı.

 Bu nedenle de 17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı yasa ile bu okulların kurulmasına başlandı. Bu okullara köylerden seçilen öğrenciler ve atanan öğretmenler, sırtlarında taş taşıyarak, kendi elektriklerini kendileri elde ederek, çok uzaklardan köylere su getirerek, tarlaları ekerek ve biçerek, fırınlar kurup kendi ekmeklerini üreterek, yoktan var ederek bozkırların ortasında okullarını kurdular ve bu okullarda eğitimlerini alarak birer köy öğretmeni olarak yetiştiler.

27 Ocak 1954 tarihinde çıkarılan kanunla neden kapatıldı biliyor musunuz? 

Gelin bu sorunun cevabını, bu okulları kapattırandan alalım ve öğrenelim…. Sorunun cevabını Toprak ağası ve daha sonra Van milletvekilliği yapmış KinyasKARTAL veriyor….

“Köy Enstitülerini Ben Kapattırdım…”

Kinyas Kartal; Ben kapattırdım köy enstitülerini… Ben toprak ağasıyım. 200’e yakın köyüm var. Bu köylerdeki halk bana tapar…. Ne işi varsa bana sorar. Evlenecek, boşanacak, askere gidecek, mahkemesi nesi varsa gelir bana danışırdı.... Ama Köy Enstitüleri açıldıktan sonra 5 köyüme, köy enstitüsü mezunu öğretmen geldi ve bu 5 köyden artık kimse gelip bana danışmamaya başladı. Ben düşündüm 200 köyümün hepsine köy enstitüsü mezunu gelirse benim ağalım ne olur, sıfıra düşer! Öyleyse benim harekete geçmem gerekir dedim ve Doğu’daki bütün ağalara telefon ettim ve onları topladım.

 Bir de Batı’dan buldum. Eskişehir’den Emin Sazak, Sonra Menderes’le pazarlığa gittik. Yıl 1950, seçimlerden önce… Dedik ki; Köy enstitülerini kapatırsan, şu gördüğün Doğu’daki tüm toprak ağaları ve Batı’dan Emin Sazak oyları sana. Kapatmazsan oy yok! Menderes’te iktidara geldikten sonra sözünü tuttu ve bunların temelini sarsmaya başladı ve en sonunda 1954 yılında çıkarılan kanunla da kapatıldı. Bu okulların kapatılmasının komünizmle ilgisi yoktur. Babam beni Moskova Üniversitesinde okutturdu. Komünizmin ne olduğunu iyi bilirim. Köy enstitülerinde komünizmi bilen kimse yoktu. Karma eğitimle ilgisi yoktur. Kapatılma sebebi de size anlattığım gibidir.”*

Ve Kinyas KARTAL şöyle söylüyor.

"Köy Enstitülerinin bütün günahı omuzlarıma, sevabı başkalarına olsun. O kurumların günahı bile bana yeter."

Bir avuç kalan Köy enstitüsü mezunu heba olmanın üzüntüsü ile bu gerçeği her vesile ile anlatma çabasını sürdürmektedir. Ancak, ne kadar dikkate alındığı da tartışılır.

Köy Enstitüleri ile Köy koop. ların kapatılma gerekçelerinin ne kadar benzerlik taşıdığını ister istemez düşünüyorsunuz.

Her ikisindede aydınlanmaktan güçlenmekten zarar görecek unsurların Ülke yönetiminde ne kadar etkin olduğu gerçeğidir.

Artık bu gerçeklerle de yüzleşmek zamanı gelmedimi?

06.12.2012

 

EROL AKAR

Köy-Koop Kastamonu Birlik Başkanı

 

• Kinyas KARTAL ile ilgili sözler ekonomisttürk sitesi yazarlarından Marko paşa’nın makalesinden alınmıştır.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ORKOOPGIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞIOrman Ve Su İşleri Bakanlığı   

Sunday the 24th. S.S. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği © 2017 Durukan Tasarım - Free Joomla 3.5 Templates