baslikyeni.jpg

 

Tarım bir ülkenin en büyük zenginliği, toplumun refah seviyesini doğrudan etkileyen, Ülkenin sanayileşmesinde en etkin rol oynayan ekonomik bir faaliyet olduğu, giderek daha geniş kitleler tarafından yeni yeni fark edilmekte ve  kabul görmektedir.

Türkiye’de tarım politikalarının belirlenmesinde, alternatif tarım politikaları oluşturulması sürecinde ve diğer benzer alanlarda üretici örgütlerinin daha etkin rol alabilmesinde, kurumsal kimliğin önemi de giderek artmaktadır.

Kooperatiflerimizin başarısını olumsuz yönde etkileyen en önemli faktörlerden birisinin  kurumsallaşma olduğunda hemen herkesin hem fikir olduğu görülmektedir.

Özellikle tarımsal alandaki  Kooperatiflerimizin hatta üst örgütlerin yönetim ve denetim organlarına seçilerek gelen yöneticilerinin önemli bir kısmının çok doğaldır ki yeterli kooperatif  yönetim bilgi ve bilincine sahip olmadığı, dolayısıyla örgütlerin başarısının  veya başarısızlığının kurumlarla ilgili olmadığı, aksine  doğrudan kişilerle ilişkisi olduğunu görmekteyiz. Daha da önemlisi kişilerin başarısızlığı örgütlerin başarısızlığı olarak algılanmaktadır.

Üretici örgütlerinde kurumsal yapılanmanın sağlanabilmesi için, öncelikle örgütlenmedeki karmaşanın giderilmesi gerekmektedir.  Çünkü mevcut yapılanma içerisinde ne yapılırsa yapılsın örgütlerin kurumsal kimliğe kavuşması pek mümkün olmayacaktır.

Diğer taraftan örgütlerin, kaynak sorununun çözümlenmesi, sağlıklı ve sürekliliği olan bir kaynağa kavuşturulması gerekmektedir.

Herhangi bir risk almadan, sadece kayıt için veya bir belge vermek için örgütlenmenin yeterli olmadığı,  bir fayda sağlamadığı, aksine örgütlenmeye zarar verdiği ortadadır. Ancak; mevcut durumda, özellikle üst örgütlerin kaynak sorununun, en önemli sorunlardan biri olduğu da görülmektedir.

Hangi örgüt türü olursa olsun her örgüt, kaynağı en kolay sağlayacağı alana yönelmektedir. Sıcak paranın en kolay sağlanabileceği alanlardan birisi de süt pazarlamasıdır. Kuruluş yasası ve amacı ekonomik faaliyete uygun olsun olmasın her örgüt bu alanda faaliyet yürütmeye çalışmakta, dolayısıyla içe dönük rekabetten üretici zararlı çıkmaktadır.

Kooperatiflerin ana sözleşmelerinde hükme bağlanan ve kooperatiflerin yıl sonu elde edilen gelir/gider farkına endekslenen kaynağa bu güne kadar işlerlik kazandırılamamıştır. Birim kooperatiflerin birden fazla bölge ve merkez birliğine ortaklığı ve  üst örgüte ortaklık zorunluluğunun olmaması mevcut kaynağın kullanımını neredeyse imkansız hale getirmiştir.

Diğer üretici örgütlerinin yıllık aidata dayalı kaynakları ancak desteklemelerden kesinti yapılarak temin edilirken, yeni getirilen destekleme mevzuatında buda pek uygulanabilir görülmemektedir.

Diğer bir kaynak 1163 sayılı yasanın 75. Maddesi ile belirlenmiştir. Bu madde ile, denetim ve eğitim hizmetlerine ait giderlere kooperatif ve üst kuruluşlarının iştirak edeceği hükme bağlanmıştır. Bu kaynak  Or koop ve Orkoop ortağı birlikler için çok önemli bir kaynağı oluşturmaktadır.

Bakanlığın desteklemeler için hizmet bedeli olarak ödeyeceği kaynağın yeterli olup olmadığı uygulamada görülecektir. Desteklemelerde Bakanlıkça örgütler arasında oluşturulan ayrıcalık umuyoruz karşılığını bulur. Devletin üretici örgütlerinden bu hizmeti çok ucuza aldığının da farkındayız. Ancak,üretici örgütlerinin şaibeden kurtulması ve kurumsallaşması adına önemli bir adım atıldığının da görülmesi gerekir. 30.05.2016                                                                       

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ORKOOPGIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞIOrman Ve Su İşleri Bakanlığı   

Wednesday the 18th. S.S. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği © 2017 Durukan Tasarım - Free Joomla 3.5 Templates