baslikyeni.jpg

Orman köylüsü için “Olmak ya da olmamak” durumu...

 

 

Köy-Koop’un önceki gün birden fazla etkinliği bir çırpıda gerçekleştirdiği toplantısına katıldım…

Her katıldığım toplantısından ilimizin geleceğine yönelik mutlu havadislerle ayrıldığım gibi, bu toplantı bittiğinde de gönlüm olabildiğince rahattı. 

 

DGRV işbirliğinde başlanan pilot kooperatifler projesi, Veteriner Hekimler Odası ile imzalana protokol, orman işçiliği sertifikasyon belgelerinin dağıtılması…

Köy-Koop’un hiç duraksız yoluna devam ettiğinin kanıtıydı bi bakıma.

 

Köy-Koop’un yolu daha da açık olsun temennimizle birlikte…

Daha derin mevzulardan söze başlayayım müsadenizle.

 

Korkulan sonu baştan açık açık söyleyim hatta…

Orman köylüsü, “Olmak ya da olmamak” kavşağına gelmiş durumda.

 

Şöyle ki…

Hem orman köylümüz, gelişen sanayiye hammadde yetiştirme de çok geri kaldığı bir döneme girdi.

 

Hem de…

Hayatın her alanında örgütlülüğünü geliştirmek isteyen özel sektör, bu kez de ormanlardan hammadde temini işinden payını almak istiyor.

 

Orman köylülerinin örgütlü gücü kooperatifler ile kapitalizmin öz evladı özel sektör arasında bi nevi hakem olması beklenen devletin tavrı ise…

Hem kapitalizmin genel çerçevesi hem de kooperatiflerin mevcut üretim döngüsü içinde sanayinin çarklarına hammadde yetiştirememelerinden dolayı sanırım “Zinde güç” özel sektörden yana.

 

“Sanırım” sözcüğü yerine…

“Devlet, düpedüz özel sektörden yana” demek daha doğru olurdu belki.

 

Ama…

Gün ola devran döne, bakarsınız ben yanılırım; hükümet, tavrını kooperatiflerden yana koyuverir kim bilir?

 

Akar’ın cesareti…

 

“Özel sektör mü, kooperatifler mi?” şeklindeki bir soru aslına bakarsanız kökten yanlış…

Çünkü, her ikisi de ülkemizin zenginliği.

 

Sıkıntılı olan…

Kooperatifleri günümüzün gerekleri ile donatıp bir üst yapıya çıkartmak için devletin ne yaptığı, yahut her ikisini de bir arada yürütecek bir düzenlemenin akla ne ölçüde getirildiği.

 

İşin devlet boyutuna girmeden önce…

Ben yaptığı tespit ile gösterdiği cesaretten dolayı Köy-Koop Başkanı Erol Akar’ı tebrik etmek istiyorum.

 

Çünkü…

Orman sektörüne yönelik aralıklarla yazdığım yazılar, bana bu konu üzerindeki algımı daha çok açmamı sağladı.

 

Algıdaki seçiciliğim arttıkça da duyduklarım, okuduklarım…

Orman hammaddesi üretiminde orman köylüsünün giderek “out”, özel sektörün “in” olduğu bir süreci yaşadığımızı gösterdi bana.

 

Hal böyle olunca…

Önceki günkü toplantıya giderken ne yalan söyleyim, Akar’ın söz konusu bu süreçle ilgili nasıl bir düşünce dünyasında olduğunu merak ediyordum.

 

Hiçbir şey yok gibi mi davranacaktı…

Yoksa somut koşulların somut tahlilini yapıp, yeni bir strateji ile mi mücadeleye soyunacaktı?

 

Sormama gerek kalmadı…

Akar, “Mevcut küçük ölçekli birim kooperatifler ile bir yere varamayız” deyiverdi ansızın.

 

Çözüm ne peki?...

Onun da cevabını verdi, “Havza bazında çok sayıda kooperatifin birleşmesi lazım” diyerek.

 

Bu...

Aynı orman şefliği veya işletmesi hattındaki birden çok orman kooperatifinin birleşmesi, güç birliklerinden aldıkları güçle günümüzdeki üretimin gerektirdiği altyapı ve üstyapıya daha bir hızla erişmeleri anlamına geliyor.

 

Akar, bu tespiti hiç yapmaz…

Gayet popülist bir söylemle işi götürebilirdi de gittiği yere kadar.

 

Ama derdi, “Benden sonrası tufan” olmadığı için…

Hiç çekinmeden eksikleri görüyor ve mevcudu geliştirmek için üzerlerine düşeni yapmaktan kaçınmayacaklarını ifade etmekten geri durmuyor.

 

Ya devlet?...

 

Orman köylüsünün örgütlü gücü bu adımı atarken…

Devlet ne düşünüyor, ona bakalım şimdi.

 

Çok uzağa gitmeyelim…

Geçtiğimiz günlerde yapılan 2012 Yılı 2. Koordinasyon toplantısına kulak verelim yeter.

 

Orman Bölge Müdürü Ali Şahin’e bağlanıyoruz…

Kendisine ilimizdeki orman hammaddesi üretiminin yerel sanayiye yetip yetmediği, mevcut üç sunta fabrikası üzerine bir tane daha gelse hammadde yetiştirip yetiştiremeyeceğimiz sorusu üzerine, köylerin boşaldığının altını çizerek söze başlıyor. “Orman köylerinde çalışacak işgücü kalmadı” diyerek devam eden Şahin, başta göç nedeniyle oluşan üretim ve işgücü azlığı sorununun yeni çıkacak bir kanunla birlikte çözülebileceğine işaret ederek; “Kooperatifçilik kanunu değişmeli, yabancı işçi çalıştırma maddesi konmalı” değerlendirmesinde bulunuyor.

 

“Yabancı işçiden” kasıt…

Bölgeye özel sektör aracılığıyla başka illerden orman işçisi getirilmesi olsa gerek.

 

Şahin devam ediyor gelecekte ormandan hammadde üretiminde orman kooperatiflerinin halinin nice olacağını açıklamaya… 

Bakanlığın “Dikili Ağaç Satışı” sistemini yüzde 45seviyesine çıkaracağına değinen Şahin, bu sayede ihaleyi alan firmaların dışarıdan işçi getirip çalıştırmasının elverişli hale geleceğini ifade ediyor.

 

Şimdi “Dikili Ağaç Satışı” dedin mi duracaksın…

Çünkü, orman köylüsüne göre “Dikili Ağaç Satışı” sistemi, kendilerinin mevcut yapıları ve finans durumları ile bu sisteme bir türlü uyum sağlayamayacakları için, varlıklarını bitirecek biricik fail durumunda.

 

Daha da fenası…

Toplantı esnasında bizzat köylülerce ifade edilenlere bakılırsa, bu sistem nezdinde üretim yapmaya heveslenen orman kooperatiflerine bizzat orman işletme yetkililerince çeşitli zorluklar çıkarılıyormuş.

 

Orman Bölge Müdürü Şahin’in ifadesine bakınca, üstüne bir de orman köylülerinden işletme yetkililerinin tutumlarını duyduktan sonra…

Orman köylüsünün üstü çizilmiş gibi bir hisse kapıldım açıkçası.

 

Özel sektöre devredelim devretmesine de…

 

Orman Bölge Müdürü Şahin…

Orman işçiliği ile ilgili olarak anayasal düzenlemelerin gündemde olduğunun altını çizmişti.

 

Kendine göre haklı…

Devlet, ondan “kâr” bekliyor çünkü.

 

Başarının kıstası bu anlaşılan…

E tabii bu “kâr” diyerek aşağıladığımız meselenin içinde, ilimizdeki üç sunta fabrikasını Kafkas ülkelerinin ormanlarına muhtaç etmemek gibi ulvi bir görev de var illaki.

 

Ötesinde…

İtalya’dan yatırımcı çağırdık örneğin. Adama yeterli hammadde veremezsen, gelir mi?

 

Tüm bunlar bir sorun şu an…

Evet, hammadde gani ama işleyecek işçi yok; doğruya doğru.

 

Devletin çözümüne göre ise…

Üretim patlayacak ama bu sefer de göç durmayacak, orman köyleri tamamen boşalacak.

 

Üstelik…

Özel sektörün ormanlara girmesinin, Akar’a göre üstü kapalı geçtiği başka sorunları da varmış.

 

Ne yapmalı?...

 

Mevcut kooperatiflerin yetersiz kaldıkları tespiti, çözüme gidecek yolda bir kere başlı başına bir adım…

Ben bu tespite, bazı kooperatiflerde “ağalık” sisteminin belirdiğini bizzat bazı kooperatif üyelerinden duyduğumu belirterek destek vermek isterim.

 

Devlet…

Kooperatiflere günümüz şartlarına uyumlu getirmek için destek verebilir.

 

Zaten Akar da bunu söylüyor…

“Devlet, yapacağı düzenlemeler ile küçük kooperatiflerimizin birleşmeleri yolunda önlerini açsın” diyor.

 

Bekleyip göreceğiz hülasa…

Orman köylülerimizin hallerinin n’olacağını.

04.05.2012 KASTAMONU GAZETESİ

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

ORKOOPGIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞIOrman Ve Su İşleri Bakanlığı   

Sunday the 26th. S.S. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği © 2017 Durukan Tasarım - Free Joomla 3.5 Templates