XOPQBNMKK
Google
 

ÜRETİCİ ÖRGÜLENMESİ İLE İLGİLİ SORUNLAR VE ÇÖZÜMLER PDF Yazdır e-Posta
Pazar, 19 Temmuz 2009 18:41
 Ä°nsanoÄŸlu, İlk çaÄŸlardan bu tarafa, tarihin her döneminde ortak yaÅŸam, ortak hareket güdüsü ile örgütsel davranışını ortaya koymuÅŸtur. 

Bireyler, varoluÅŸlarından bu tarafa üretim için bir araya gelmiÅŸ, korunma ve sahip olduklarını korumak için ortak hareket etmiÅŸlerdir

 

GeliÅŸen teknoloji, ekonomik ve sosyal yapıdaki deÅŸikliklerle birlikte ortaklıklar ve beraberlikler daha düzenli örgütsel oluÅŸumların kurulmasına yol açmış ve zaman içerisinde bu örgütsel oluÅŸumlara yasal zemin hazırlanmıştır.

 

Gün geçtikçe ağırlaÅŸan geçim ÅŸartları ve rekabet edebilirlik kabiliyeti özellikle tarım kesiminde örgütlenmeyi zorunlu hale getirmiÅŸtir.

 

Ulusal boyutta Örgütlenme zorunluluÄŸunun yanında, rekabet ÅŸartları o kadar önemli bir noktaya gelmiÅŸtir ki, ülkeler arası dayanışma dahi kaçınılmaz hale gelmiÅŸtir.

 
Kısaca;ÖRGÜTLENME
Benzer sorunlara sahip bireylerin sorunlarını çözmek veya geliÅŸimlerini saÄŸlamak için bir araya gelmeleridir.
 Ülkemizde üç temel örgütlenme yapısı görülmektedir. 

1-Ekonomik Örgütler (Kooperatifler)

2-DiÄŸer Örgütler (Birlikler-Dernekler)

3-Mesleki örgütler (Ziraat Odaları)

 

Hemen hemen bütün dünya ülkelerinde, ekonomik örgüt  olarak kooperatifler en yaygın bir ÅŸekilde görülmektedir. Genel ilkeleri doÄŸrultusunda deÄŸerlendirildiÄŸinde kooperatifler  tüm ülkelerde aynı ortak özellikleri taşımaktadırlar.

 DÜNYA KOOPERATİFCİLİK İLKELERİ 

l      Ortaklıkta Gönüllülük ve herkese açık üyelik ilkesi

l      Demokratik yönetim ilkesi

l      Ortağın Ekonomik katılımı ilkesi

l      Özerklik ve bağımsızlık ilkesi

l      EÄŸitim ÖÄŸretim ve bilgilendirme ilkesi

l      Kooperatifler arası iÅŸbirliÄŸi ilkesi

l      Toplum yararını gözetme ilkesi

 

Ülkemizde kooperatiflerin iÅŸleyiÅŸi ile ilgili düzenleme 1163 sayılı yasayla yapılmıştır.  Yasaya uygun olarak Tarım ve KöyiÅŸleri Bakanlığınca hazırlanan ana sözleÅŸmeler kooperatiflerimizin iç iÅŸleyiÅŸlerini belirlemiÅŸtir.

   KOOPERATİFİN TANIMI 
Ekonomik ve sosyal amaçlı, demokrasi, barış ve çevrenin korunması, istihdamın artırılması, mevcut kaynakların üretime yönelik kullanılması, yatırımın artırılması, yoksullukla mücadele ve bütün yönlerden sosyo-ekonomik geliÅŸmeye katkıda bulunmak için kullanılan evrensel bir örgütlenme modelidir.
  

Kooperatifler, her yönetim sisteminde ÅŸu veya bu ÅŸekilde sistemlerin ayrılmaz bir parçası olarak görülmüÅŸtür.

 

l      Fransa’da 10 çiftçiden 9’u tarımsal kooperatif üyesidir. Kooperatif bankaları toplam mevduatın % 60’ ını elinde bulundurmaktadır.

 

l      Norveç’te mandıra kooperatifleri süt üretiminin % 99’ unu gerçekleÅŸtirmektedir.

 

l      Kıbrıs’ta kooperatif hareketleri bankacılık hizmet pazarının % 30’unu  tarımsal ürün pazarının % 35’ ini elinde bulundurmaktadır.

 

Özellikle kırsal kesime hizmet veren, diÄŸer taraftan devlet sektörünün köye ve köylüye yönelik yatırım hizmetlerinin götürülmesinde  veya bir hizmetin görülmesinde kooperatifler bir tüzel kiÅŸilik olarak çok önemli bir iÅŸlevi yerine getiren kuruluÅŸlardır.

 

GeliÅŸmiÅŸ ülkeler incelendiÄŸinde; tarımın geliÅŸip sanayileÅŸtiÄŸi ve üreticilerinde örgütlendiÄŸi görülür.

 

l      Tarım politikalarını oluÅŸturmak, Uygulama koÅŸullarını belirlemek ve böylece politik mekanizmaları etkileyebilmek,

 

l      Pazarda etkili olabilmek,

 

l      ÇaÄŸdaÅŸ üretim yöntemlerini kullanıp verimliliÄŸi artırarak kırsal alan kalkınmasını gerçekleÅŸtirmek, ancak örgütsel güçle, yani örgütlü üreticilerle olmaktadır.

 
KooperatifçiliÄŸin yaklaşı 160 yıllık geçmiÅŸe sahip oluÅŸu, hiçbir siyasi mülahaza ile deÄŸerlendirilmemesi gerektiÄŸinin önemli bir göstergesi olarak görülmelidir.
        KOOPERATİFLERİN
KURULUÅžUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLER
 1-Tarımsal Yapının GetirdiÄŸi Zorunluluklar

            a) Arazi dağılımı,

            b) İşletmelerin yapısı, 

            c) Sermaye birikiminin yetersizliÄŸi,

            d) Tarımsal ve hayvansal üretimin bir ekonomik faaliyet olduÄŸu, bir köyün bir çiftlik haline getirilme ihtiyacı,

 

 2-Uygulanan  Ekonomik  Modelin GetirdiÄŸi Zorunluluklar

            a) ÖzelleÅŸtirme,

            b) Taban fiyat uygulamasının kaldırılması,

            c) Tarımsal üretim planlamalarının yapılamamış olması,

            d) Özel sektörün giderek güçlenmesi ile üretici lehine rekabet ortamının kurulamaması.

 

 3-Yasa, Yönetmelik veya  TebliÄŸlerle Getirilen Özendirici Tedbirler

            a)  Devletin  Kırsal alana veya  üreticiye  götüreceÄŸi hizmetlerde    muhatap bulma  ihtiyacı

            b)  GeçmiÅŸte Yurtdışına iÅŸçi gönderilmesinde kooperatiflere öncelik verilmesi,

            c)  Orman üretiminde 6831 sayılı kanunun 34.  ve 40.   maddeleri ile tanınan haklar

            d)  Proje uygulamaları ile getirilen teÅŸvikler

            e)  Özel olarak verilen ürün desteklemeleri ve tarımsal desteklemeler.

  2007 YILINDA UYGULANAN SÜT DESTEKLEMELERİ 

DiÄŸer Üreticiler

3,0 Ykr./Litre

 

Örgütlü Üretici

5,5 Ykr./Litre

5,5 Ykr./Litre

Hayvanların soy kütüÄŸüne kayıt ettirilmesi halinde

1,5 Ykr./Litre

7,0 Ykr./Litre

Üretici örgütlerinin teknik eleman (Zir.Müh.-Vet) çalıştırmaları halinde

1,5 Ykr./Litre

8,5 Ykr./Litre

Pazarlanan sütün Üretici BirliÄŸinde kayıt altına alınması halinde

1,5 Ykr./Litre

10,0 Ykr./Litre

 

2008 Yılında verilecek hayvancılık desteklemelerinde kooperatifler önemli bir görev üstlenmiÅŸlerdir.

 

Tarım ve KöyiÅŸleri Bakanlığınca uygulamaya konulan 2008/13695 sayılı Hayvancılığın desteklenmesi ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile desteklemelerin üretici örgütleri aracılığı ile verilmesi öngörülmüÅŸtür

         ÜRETİCİ ÖRGÜTLENMESİ İLE İLGİLİ SORUNLAR 

l      Ülkemizde bu gün üretici örgütlenmesi ile ilgili önemli sorunlar yaÅŸanmaktadır.

 

l      Son yıllardaki örgütsel geliÅŸmeler sorunları giderek ağırlaÅŸtırmıştır.

 

l      Tüm bu geliÅŸmeler üreticinin maÄŸduriyetine neden olmaktadır.

 

             

 

l      Üretici bu kadar örgütü beslemek ve onlara kaynak saÄŸlamak zorunda kalmıştır.

 

l      OluÅŸturulan örgütlerin çoÄŸu aynı iÅŸlevi yürütebilecek,  aynı fonksiyona sahip, çalışma konuları aynı olan kuruluÅŸlar  niteliÄŸindedir.

 

l      Güçsüz ve hizmet potansiyeli olmayan kuruluÅŸlar oluÅŸturulması nedeniyle, hemen hemen hepsinin ciddi kaynak sorunları vardır.

 

l      Ülkemizdeki iÅŸletmelerin küçüklüÄŸü ve hala geçimlik üretim yapılması ihtisas birliklerinin oluÅŸmasında bir engel olarak görülmektedir.

 

l      İşletmelerin ekonomik büyüklüÄŸe ulaÅŸması halinde ihtisaslaÅŸmaya yönelinmesi daha doÄŸru bir yaklaşım olacaktır.

 

l      Üretici örgütlerinin önemli bir kısmı, üreticinin talebinden veya ihtiyacından doÄŸmamıştır.

 

l      Farklı nedenlerle, kiÅŸisel veya kurumsal yönlendirmelerle oluÅŸan bu örgüt yapısı, üreticiler arasında haksız rekabeti ve kutuplaÅŸmayı getirmiÅŸtir.

l      Gereksiz bir çok kuruluÅŸun oluÅŸması, örgütler arası birleÅŸme ve dayanışmayı giderek zor hale getirmiÅŸtir.

 

l      Üretici örgütlerinin görev alanları belirsizdir. Dolayısıyla görev karmaÅŸası yaÅŸanmaktadır.

Uygulamanın yanlışlığının kanıtı; Tarım Milli BirliÄŸi ve TAKOG’ un oluÅŸturulması ihtiyacının  doÄŸmasıdır.
  

l      KooperatifçiliÄŸe olan güven sorununun aşılması için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve saÄŸlıklı yapıların oluÅŸturulması kaçınılmazdır.

 

l      Kooperatiflerin güçlenmesi ve proje üretebilmesi finansal sorunların aşılmasına baÄŸlıdır.

 

l      Kooperatif kuruluÅŸlarında iÅŸ gücü ve sermaye yapısı güçlü, havza bazında kooperatiflerin oluÅŸmasının teÅŸvik edilmesi  ve kooperatif birleÅŸmelerinde özendirici ve destekleyici tedbirlerin alınması gerekmektedir.

 

l      KooperatifçiliÄŸe olan güven sorununun aşılması için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve saÄŸlıklı yapıların oluÅŸturulması kaçınılmazdır.

 

l      Kooperatif kredilendirilmelerinde iyi bir etüd ve fizibilite çalışması yapılamamıştır,

 

l      Siyasi mülahazalar veya müdahaleler etkin rol oynamıştır,

 

l      Yöre halkının talep ve ihtiyaçları yeterince dikkate alınmamış ve katılımcılık saÄŸlanamamıştır.

 

l      Kredilendirmelerde üst örgütlenmelerle iletiÅŸimde ve iÅŸbirliÄŸindeki eksiklikler giderilememiÅŸtir.

 

l      Özellikle bölge birlikleri kredilendirmelerde daha fonksiyonel hale getirilmeli, denetim, eÄŸitim ve kredi uygulamasının takibinde bölge birlikleri daha etkin rol almalıdır.

 

l      Kooperatif kredilendirilmelerinde gerçekçi etüd ve fizibilite çalışmaları yapılmalı, farklı mülahazalarla kredilendirmelere gidilmemelidir.

l      Kurumlar vergisi kanununda yapılan deÄŸiÅŸiklikle üst örgütlenmenin önü kesilmiÅŸtir.

 

l      Kooperatiflerin kendi ürettikleri ürünü mamule çevirmeleri halinde kurumlar vergisi muafiyeti ortadan kalkmakta, bir ÅŸekilde üreticinin kendi ürününü iÅŸlemesi cezalandırılmaktadır.

 

Özellikle kırsal alanda oluÅŸturulan kooperatifler önemli geliÅŸmeler kaydetmekte iken 1980 li yıllarda merkez birliÄŸinin kapatılması ile hiyerarÅŸik örgüt yapısı bozulmuÅŸ, özellikle kırsal alanda kurulmuÅŸ olan kooperatifler kendi haline bırakılmış 1997 yılına kadar da merkez birliÄŸi düzeyinde örgütlenme saÄŸlanamamıştır. Denetim, eÄŸitim ve finans sistemleri hala olması gereken ÅŸekli ile oluÅŸturulamamış ve kooperatifçilik formasyonuna sahip eÄŸitimli kooperatifçi yetiÅŸtirilememiÅŸtir.

 

                                                                                             

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy