baslikyeni.jpg

Kooperatiflerin uzun yıllardan bu tarafa desteklendiğini ve kredilendirildiğini her siyasi dönemde görüyoruz. Ancak, bu güne kadar, yapılan bu uygulamaların, gerçekten doğru olup olmadığı veya amaçlanan hedefe ulaşılıp ulaşılmadığı ise hep tartışma konusu olmuştur.

                1960 lı yıllarda yurt dışına işçi gönderilmesinde kooperatiflere sağlanan öncelik hakları ile kooperatifçilik adına önemli ve olumlu bir kırılma noktası yakalanmıştır.

Yurt dışına işçi gönderilmesinde, sermaye birikiminin sağlanması ve sağlanan birikimle proje uygulanarak yerel sanayinin teşvik edilmesi amaçlanmıştır. Bu uygulamanın sonucu nedense yeterince irdelenmemiştir.

                Orman kanununda yapılan değişiklikle orman köylüsü tarafından kurulan kooperatiflere sağlanan öncelik hakları ve bazı ek maddi destekler bir anda orman köylerinde ciddi anlamda kooperatifleşmeyi sağlamış ve devletin hizmet alabileceği ve yöresel kalkınmaya katkı sağlayabilecek tüzel kişiliklerin oluşturulması sağlanmıştır.

Orman üretimi yapan kooperatiflere, yaptıkları üretim karşılığı orman idaresi tarafından işlenmek kaydı ile düşük bedelle tomruk verilmesi nedeniyle, köylerde önceliklerle ilgili yasa gereği atölyeler oluşturulmuştur. Bu atölyeler, marangozluk ve doğramacılık alanında birçok kooperatif ortağının meslek edinmesine imkân sağlamıştır. Örneğin, Kastamonu ilimizin Tosya İlçesinde doğrama sektörünün gelişiminde kooperatiflere sağlanan bu desteğin önemli rolü olduğu bir gerçektir.

Yine Gümüşhane ilinde kuşburnu işleyen tesisin kurulması, kuşburnundan birçok ürün elde edilebileceğini göstermiş ve bölgede önemli bir sektörün oluşmasına neden olmuştur.

Benzeri örnekleri çoğaltmak mümkündür. Kooperatiflerin süt pazarlanmasındaki örgütlü yapısı, fiyat oluşumundaki etki ve katkıları, soğuk zincirin oluşturulmasında ve kalite artışındaki katkıları halen devam etmektedir.

Farklı kredi kaynakları ile bir ölçüde de olsa yerel tarımsal işletmelerin ve sanayisinin oluşumu teşvik edilmiştir. Süt işleme tesisleri, soğuk hava depoları, ürünlerin işlenmesi ve paketlenmesi, Orman üretimi yapan kooperatiflere orman ürünlerini işleme tesisleri gibi yüzlerce kooperatif değişik Bakanlıklarca değişik fonlardan kredilendirilmiştir.

                Kooperatiflerin finansman ihtiyacı proje desteğinin verilmesi hiç şüphesiz kaçınılmazdır. Ancak kredi sağlanması ve desteklenmesi gerçekçi fizibilite çalışmaları ile ortaya çıkartılmalı ve reel projeler haline getirilmelidir.

                Ancak bu güne kadarki çalışmalarda uygulamaların bu şekilde olduğu ve yürütüldüğünü söylemek mümkün değildir.

Yıllardan bu tarafa kooperatifler siyasi yatırımın bir aracı olarak görülmüş, siyasi iradenin etkisi, bürokrasinin yandaş tavrı başarılı olunmasının önündeki en büyük engeli teşkil etmiştir. Örneğin süt olmayan yerde süt işleme tesisi projesi uygulamasına destek vermek, devlet kaynaklarını hovardaca kullanmaktan başka bir şey olabilir mi?

                Tüm bu olumsuz uygulamaların sonucu kooperatiflere mal edilmiş, başarısızlık kooperatiflere yaftalanmıştır. Hâlbuki başarısızlık, yanlış projeleri uygulayan bürokrasinin ve buna sebep olan siyasetçinin değilmi?

                Bölgesel gerçeklerle örtüşmeyen tip projeler, uygulamada ciddi sorunlar oluşturmuştur. Proje hazırlamak sadece merkezde görev yapan elemanların yapabileceği bir şey midir? Mühendisi ile veterineri ile yüzlerce personeli istihdam eden Tarım İl Müdürlükleri proje hazırlamaktan aciz midir?

1995 yılında kooperatiflere belli sayıda ortak için belli miktarda besi ve süt hayvancılığı kredi uygulaması başlatılmış ve o dönemde yüzlerce kooperatif kurulmuştur. Bu kooperatiflerin önemli bir kısmı proje kriterlerine uyum sağlayamamış veya kredi alamadığı için tasfiye noktasına gelmiş ve çoğu kapanmış, borçlarını ödeyemez duruma düşmüştür. Öyle destek ve kredi argümanları kullanılmıştır ki bir anda yüzlerce kooperatifin kurulmasına neden olunmuştur.

Uluslararası fonlardan değişik amaçlı projeler geliştirilerek ciddi kaynaklar kullanılmıştır. Bu projelerden arzulanan çıktılar alınamamış yapılan faaliyetlerin sürdürülebilirliği sağlanamamıştır. Bu kapsamda IRFO projesi yeterince olumlu sonuç alınamayan ve bu olumsuz sonuca rağmen önemli kaynak kullanılan bir proje olarak anılacaktır.

Kooperatiflerin kredilendirilmesinde başarısızlıkların nedenleri üzerinde tartışmak, başarısızlığın gerçek nedenlerini belirlemek önemli bir yaklaşım olacaktır. Çünkü diğer olumsuz nedenler üzerinde yeterince durmadan alışılagelmiş kolaycılıkla bu olumsuzlukların tek sorumlusu sanki kooperatiflermiş gibi bir algı yaratılmasını doğru bulmak mümkün değildir. Kaldı ki, kredilendirilen veya desteklenen diğer üretici örgütlerinde de tablo farklı değildir.

Kooperatif kredilendirilmelerinde yaşanan sorunların temel nedeni, gerçekçi fizibilite çalışmalarına dayandırılmamasıdır. Diğer taraftan örgütlerin krediyi verimli bir şekilde kullanacak ve onun sürdürülebilirliğini sağlayacak kurumsal kimlikten yoksun olmasıdır. Öz kaynak sorunu da kooperatifler için önemli bir sorun olarak görülmüştür.

Gelinen bu günkü noktada, kooperatiflerin ciddi projelerine kaynak bulmak neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Kooperatifleri doğrudan banka kredilerine yönlendirmek kooperatiflerin yatırımlarında ciddi sıkıntılar oluşturacaktır.

Yöresel ve bölgesel kalkınmanın gerçekleşmesinde hatta örgütsel yapıların düzenlenmesinde kredi ve destek argümanlarının kullanılması son derece önemli olup mutlaka uygulanması gereklidir.

 

Ancak belirlenen amacın gerçekleşmesi için siyasi mülahazalardan uzak, bölgesel gerçekleri ve kaynakları da dikkate alarak fizibil projelerin desteklenmesi ve kurumsal kimlik oluşturulmasına özen gösterilmesi öncelikli unsurlar olarak dikkate alınmalıdır. Aksine bir mülahaza ile yapılacak bir uygulama kooperatiflere fayda yerine zarar verecektir. 31.07.2015

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ORKOOPGIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞIOrman Ve Su İşleri Bakanlığı   

Wednesday the 18th. S.S. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği © 2017 Durukan Tasarım - Free Joomla 3.5 Templates