baslikyeni.jpg

Avrupa kooperatiflerinin genel kurulu ve kooperatifçilikle ilgili bazı etkinlikler 23-24 Nisan 2015 tarihlerinde Paris’ te yapıldı. İlk bakışta göze çarpan tablolardan bir hükme varmak benim için pek kolay olmasa da ilk izlenimlerin çok olumlu olduğunu söyleyemiyorum.

Organizasyonlarda belki biz daha başarılıyız. Misafire gösterdiğimiz itibarın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Ancak gerçekten doğru bir yaklaşım olup olmadığı belki tartışılmalı. Yabancıların Türkiye’ye geldiğinde neden çok mutlu olduklarını daha iyi anlıyorum.

Kooperatif anlayışın bazı değişikliklere uğradığı, özellikle kooperatiflerin sosyal ekonominin önemli bir argümanı olduğunun kesin çizgilerle ortaya konulduğunu görmek son derece önemliydi. Hatta bu anlayışın hâkim olmaya başlamasında 2012 yılının kooperatifler yılı 2014 yılının ise aile çiftçiliği yılı ilan edilmesinin önemli rolü olduğu kesin.

Kooperatiflerle şirketleri birbirine karıştıran, hatta “Köylerde neden kooperatif kuruyorsunuz? Şirket kurun.” diyen anlayışın da etkinliğini yitirmeye başladığını görmek kooperatifçiler için umut verici gelişmelerdi.

Avrupa Birliği, Sosyal Ekonomi kavramını ” Esas olarak girişimci, kar amacı gütmeyen, demokratik değerlere dayanan, toplumların sosyal, ekonomik ve çevresel şartlarını geliştirmeye çalışan, genellikle dezavantajlı üyeler üzerine yoğunlaşan bir sektör” olarak tanımlamış, hatta hazırlanan kooperatifler kanununun adını “Kooperatifler Ve Sosyal Ekonomi Kanunu” olarak belirlemiştir.

Kooperatifler, serbest piyasa ekonomisinin belli kesimler üzerinde açtığı yaraları kapatan ve tamir eden bir yapılanma olarak değerlendirilmiş, bu nedenledir ki Uluslararası kooperatifçilik ilkelerine sadık kalınması ön koşul olarak benimsenmiştir.

Kooperatiflerin gençler için ne kadar önemli olduğu her vesile ile anlatılmaya çalışıldı. Gençlerin kooperatif hareketin içine çekilmesine çalışılmış, genç girişimcilerin birbirleri ile rekabet etmelerinin önüne geçmek için kooperatif kurarak birlikte hareket etmeleri özel olarak desteklenmiş.

Avrupa gençlik forumu ve diğer gençlik örgütleri kooperatif hareketle yakından ilgileniyorlar. Panel etkinliğinde genç kooperatifçilerin fikirlerine, davranışlarına ve yaklaşımlarına hayranlık duymamak elde değildi. Ülkemde genç beyinleri kooperatifçiliğe kazandırmak için hiçbir çaba sarf edilmemesi ne kadar üzücü.

 

 

Özellikle 2000 li yıllardan bu tarafa gelişmiş ülkelerde enerji kooperatiflerinin giderek çoğalmakta olduğunun altı çizilmiştir. Danimarka’da rüzgâr enerjisi kapasitesinin yaklaşık %23’ünün sahibinin enerji kooperatifleri olduğu, yaklaşık 150.000 ailenin rüzgâr enerjisi kooperatiflerinin üyesi olduğu belirlenmiştir.

Enerjinin demokratikleşmesi veya demokratik enerji kavramlarının giderek önem kazandığı, yapılan yatırımların kısa vadede geri dönüşümü olmaması nedeniyle özel sektörün enerji yatırımlarından uzak durduğu, bu alanda kooperatiflerin devletçe desteklendiği ve küçük sermayelerin yatırımlara yönlendirilmesi adına enerji kooperatiflerinin önemli olduğunun altı çizilmiştir.

Son rakamlara göre 300 kooperatifin 2.2 trilyon USD ciroya ulaşmış olması ve 250 milyon kişilik istihdam yaratmış olmasının göz ardı ediliyor olması kooperatifçiliğimiz adına gerçekten üzücü.

Kooperatif kimliği ve vizyonu üzerinde çalışmalara devam ediliyor. Kooperatiflerin 2020 vizyonu çalışmalarının temelini, demokratik katılımcılık, sürdürülebilirlik, yasal çerçeve ve sermaye yapısı ile ilgili kavramların geliştirilmesi oluşturmakta.

Kooperatifçilik adına olumlu birçok gelişme yanında, olumsuz gelişmelerin de olduğunu belirtmek gerekirse.

Japonya’da hükümetin kooperatifler üzerinde baskı kurmaya çalışması, bazı ülkelerde teknokratların ve bürokratların kooperatifleri ele geçirmeye çalışması, AB bürokrasisinin kooperatifçiliği yeterince bilmiyor olması, kooperatifçiliğin geliştiği ülkelerde de kooperatiflerle ilgili verilerin yeterli olmadığı gibi olumsuzlukların olduğunu görmek veya duymak sanki biraz içimizi rahatlattı gibi.

Katılımcıların çok önemli bir kısmının toplantı ve etkinliklere katılmak yerine turistik geziyi tercih etmeleri de hoş olmayan bir tabloydu.

Uluslararası Kooperatifçilik Örgütü (ICA) nın 13-14 Kasım 2015 tarihlerinde Antalya’da genel kurul toplantısı yapılacak. Ülkemiz ve kooperatifçiliğimiz adına son derece önemli bir toplantı olacağı kesin.  Çünkü Hükümetlere bazı tavsiye kararlarının sunulması söz konusu olacak.

Bu toplantının hemen arkasından aynı yerde G.20 zirvesi yapılacak. ICA nın da G.20 bünyesinde yer almak gibi bir hedefi var. Kooperatifçiliğimiz adına önemli gelişmelerin olacağı beklentisi hepimiz için söz konusu.

Saygılarımla. 30.05.2015

 

 

                                                                                                                      EROL AKAR

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ORKOOPGIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞIOrman Ve Su İşleri Bakanlığı   

Saturday the 19th. S.S. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği © 2017 Durukan Tasarım - Free Joomla 3.5 Templates