baslikyeni.jpg

Ülkemizde özellikle tarımsal alanda faaliyet gösteren KİT lerin, 1980 li yıllardan itibaren özelleştirilmeye başlanması, taban fiyat belirleme politikalarından vaz geçilmesi, üreticinin kendi rekabetini sağlayacak yapıları oluşturamamış olması, üretici aleyhine bir pazar ortamının oluşmasına neden olmuştur.

Bu anlamda, üreticinin bir ölçüde de olsa mağduriyetinin giderilmesi amacına yönelik bazı çalışmalar yapılmıştır.

Bunlardan biriside destekleme argümanlarının kullanılmaya başlanmasıdır.

Tarımsal desteklemeler 5488 sayılı Tarım Kanununda bizzat hükme bağlanarak yasal zemine oturtulmuştur.

Tarım Kanununun 18. Maddesi ile, tarımsal desteklemelerin ilke ve stratejileri;

             a) Tarım politikalarının amaçlarına ulaşılmasına katkıda bulunması,

             b) Avrupa Birliği mevzuatı ve uluslararası taahhütler ile uyumlu olması,

             c) Üreticilerin piyasa koşullarında faaliyetlerini yürütmesi,

             ç) Kullanılacak kaynağın, adil ve etkin bir şekilde üreticilere yansımasını sağlayacak yapıda olması,

d) Tarımın alt sektörlerinde dengeli bir dağılım göstermesi olarak belirlenmiştir.

Yine aynı kanunun 21. Maddesinde, “Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden az olamaz.” Şeklinde hükme bağlanmıştır.

 

Gerek ilke ve stratejiler yönünden, gerekse finansal kaynakların belirlenmesi ve mevzuatın düzenlenmesi yönünden bu konuda önemli bir gelişme kaydedilmiştir.

 

Desteklemelerin, üretim politikalarının belirlenmesinde ve üreticinin yönlendirilmesinde son derece önemli olduğu bir gerçektir. Zaman zaman yapılan bazı uygulamaların sonuçları hemen alınabilmekte veya hemen hedefe ulaşılabilmektedir.

 

Bazı örneklerle açıklamak gerekirse:

 

Üretici Birlikleri yasasının uygulanmaya başladığı yıllarda, üretici birliğine üye olan süt üreticisine litre başına 0.015 krş. İlave destek verilmesi bu gün sayıları 300 e varan süt üreticileri birliklerinin kurulmasına neden olmuştur.

 

Ulusal kayıt sistemlerinin kullanım şifresinin verilmesi yine bir destekleme argümanı olarak kullanılmış, yetiştirici ve üretici birlikleri adı altında örgütlenmeyi teşvik eden bir unsur olarak değerlendirilmiştir.

 

Orman üretimi yapan kooperatiflere orman kanununun 34. ve 40. Maddesi ile getirilen bazı öncelikler ve haklar, bu gün sayıları üç bini geçen ve orman üretimi yapan tarımsal kalkınma kooperatifinin kurulmasına neden olmuştur.

Bu uygulamalar destekleme argümanlarının ne kadar güçlü ve etkili olduğunu göstermektedir.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca uygulanan Kırsal Kalkınma yatırımlarının desteklenmesinde ve alet ve makine alımında üretici örgütlerine verilen artı puan, Orköy proje uygulamalarında verilen hibe ve faiz desteği önemli gelişmelerdir.

 

Son günlerde destekleme örgüt ilişkileri sıkça gündeme getirilmektedir. Eleştirilerin ne derece haklı olduğu şüphesiz tartışılmalıdır.

 

 Ancak, devletin üretici örgütlerine eşit mesafede olmaması ve bazı olumsuz uygulamalar, örgütler arası diyalogu ve dayanışmayı sağlamamış, özel sektörle rekabet edebilirliği getirmemiş tam aksine olumsuz bir ortamın oluşmasına neden olmuştur.

 

Süt ve anaç sığır desteklemelerinin üretici örgütleri üzerinden yapılması örgütler adına son derece önemlidir. Bu konuda bazı sıkıntıların oluşmasının temel nedeni, örgütlerin yeterince kurumsal kimlik kazanamamış olmasıdır.

Çözüm; bu uygulamadan vazgeçmek değil, daha güçlü bir örgüt yapısı ile kurumsal kimlik taşıyan bir örgütlenme modeli oluşturulmasıdır. Zira örgütlerin bu hizmeti daha iyi ve ekonomik bir şekilde verdiğini de görmek gerekir.

Örgütlerin uygulamalarından dolayı sorumlulukları yasalarla belirlenmiştir. Yasalara aykırı hareket eden sorumlular hakkında yasal işlem yapacak olan yetkili mercilerde yine yasalarda  belirtilmiştir.

 Örgütlerin faaliyetlerini yürüten organlarının yetki ve sorumlulukları belirlenmiş iken, Bakanlığın doğrudan üye/ortakla muhatap olma temayülü, destekleme ödemelerine bloke konulmasının, her ortaktan her ay başvuru dilekçesi alınmasının gerekçesini anlamak mümkün değildir. Bakanlığın yasal muhatabı bellidir. Zira bu tür uygulamalar örgütler adına zafiyet oluşmasına neden olmaktadır.

Destekleme kalemlerinin fazlalığı, mevcut kaynağı çok parçalamak anlamı taşımaktadır. Destekleme bedelleri, döner sermaye dosya bedelini dahi karşılamayacak kadar küçük meblağlar haline gelebilmektedir.

Mevcut uygulamanın, yasa ile belirlenen ilke ve stratejilerle örtüştüğünü söylemekte pek mümkün değildir. Daha spesifik,  güçlü, ürün ve havza bazında destekleme modelinin geliştirilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

            Döner sermaye dosya bedelleri uygulamada ciddi sorunlar yaratmaktadır. Bu uygulamanın kaldırılması, desteklemeler için yasa ile öngörülen ödeneğin ayrılması ve destekleme ödemelerini sadece parasal destek olarak görülmemesi,

 

Örgütsel yapının güçlendirilmesi ve kurumsallaştırılması ve örgütlerin yeniden yapılandırılmasında çok önemli bir argüman olarak görülmesi gerekmektedir.

           

Saygılarımla. 28.02.2015

 

                                                                                              EROL AKAR

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ORKOOPGIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞIOrman Ve Su İşleri Bakanlığı   

Sunday the 24th. S.S. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği © 2017 Durukan Tasarım - Free Joomla 3.5 Templates