baslikyeni.jpg

 

Gelişmiş ülkelerde olmayan fakat hala Ülkemizin bir gerçeği olan orman köylüsü profili yıllardan bu tarafa çok fazla değişmemiştir.

 

Hala;

Gayri safi milli hâsıladan en az payı alan,

En az toprağa sahip,

Tarımsal üretim olanakları çok sınırlı,

Şehirlerden uzak yaşayan ve Ülkenin vermiş olduğu eğitim, sağlık vb. hizmetlerden en az yararlanan orman köylüsüdür ve geçimi ağırlıklı olarak ormana dayalı olup önemli ölçüde orman kaynaklarına bağlı olarak yaşamaktadır.

 

1970 li yıllardan bu tarafa bizzat orman teşkilatımızın öncülüğü ile ve yasal alt yapısı da hazırlanarak orman köylüsünün örgütlenmesi adına önemli çalışmalar yapılmıştır.

Ancak 2000 li yılların başına kadar bölge ve merkez düzeyinde örgütlenmesini tamamlayamamış ve köylerde kurulmuş olan bu kooperatifler yalnız başına kalmıştır.

 

Yıllardan bu tarafa Kooperatiflerimiz aynı statü içerisinde ve aynı yapılanma modeli ile hizmet yürütmektedir. Kooperatif yapıların geliştirilmesi ve sorunlarının çözümü için de neredeyse hiçbir çaba sarf edilmemiştir.

 

Orman köylüsünün ekonomik ve sosyal gelişimini sağlamak amaçlı kurulmuş bulunan Orköy’ ün kuruluşundan bu yana yaptığı hizmetler sağladığı birikim ve deneyim kurumsal gelişimin önemli bir örneğidir. Ancak yasa ile öngörülen ödenek hiçbir zaman ayrılmamış ve beklenen hizmetler alınamamıştır.

 

Orköy kredilerinde Bireysel kredilere öncelik verilmiş,

       Bu durumda;

n  Bölgesel kalkınma sağlanamamış,

n  Üretimde Pazar potansiyeli yaratılamamış,

n  Hizmetin götürülme maliyeti daha yüksek olmuştur.

 

Bu hizmetlerin yetersizliğinde, kooperatif yapıların kurumsal kimlik kazanamaması ve öz kaynak yetersizliği de önemli rol oynamıştır.

 

Orman köylerinde yaşanan göç olgusu, kooperatiflerde giderek iş gücü kaybına ve kooperatiflerin giderek küçülmesine ve arzulanan hizmeti veremez noktasına gelmesine neden olmuştur.

 

Bu nedenle; özellikle orman üretimi yapan kooperatiflerin yeniden yapılandırılması, bazı özendirici tedbirler getirilerek bölge şefliği hatta İşletme Müdürlüğü bazında kooperatiflerin yapılandırılması son derece önemlidir.

 

Sorunun çözümünde, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Merkez Birliğinin müşterek çalışmayı en kısa zamanda başlatmaları gerekmektedir.

 

İşgücü olan,  sermaye yapısı güçlü, teknik kadrosunu oluşturmuş, profesyonelce yönetilen, kurumsallaşmış kooperatiflerin çeşitli argümanlar kullanılarak oluşturulması çok zor olmayacaktır. Çünkü gelişmiş ülkelerde bununla ilgili örnekleri görmek mümkündür.

 

Son yıllarda orman üretimi ile ilgili model arayışlarına girilmiş ve dikili satış gündeme getirilmiştir.

 

Dikili satış uygulamasının, Orman köylüsünün içinde yaşadığı ormanlardan yararlanmasını engelleyen, örgütlü yapısına zarar veren, yerel ekonomileri zafiyete uğratan ve ekolojik değerleri zarara uğratan bir uygulama olarak görülmesi gerekmektedir.

 

Orman üretiminin özel sektöre açılması çabalarını doğru bulmamız mümkün olmadığı gibi, sosyal barışı zedeleyecek bir yaklaşımdır. Diğer taraftan ormanlarımıza sadece ekonomik değer olarak bakmak son derece yanlış bir bakış açısıdır.

 

Çünkü

 

Ülkemiz geçmiş yıllarda bu uygulamanın acı sonuçlarını yaşamış ve ormanlarımız talan edilme noktasına getirilmiştir.

 

Gerek Anayasa ile ve gerekse yasalarla belirlenmiş haklar gözetilerek, orman köylüsünün ve örgütlerinin mağduriyetine neden olan bu uygulamadaki sorunlara eğer istenilirse çözüm üretilebileceği kanaatindeyiz. 

 

Sayıları üç binin üzerindeki orman üretimi yapan tarımsal kalkınma kooperatifi, her türlü olumsuzluğa rağmen orman üretiminin halen en önemli kısmını gerçekleştirmektedir.

 

Ülkemizde,  yıllardan bu tarafa, genelde ormanı orman köylüsünden korumak amaçlı politikaların ağırlık kazandığı hepimiz tarafından bilinmektedir. Halbuki ormanın, orman köylüsü ve diğer ekolojik değerlerle müşterek değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

Ancak hiçbir dönemde arzulanan ölçüde orman köylüsünün ekonomik ve sosyal sorunlarına yeterince çözüm getirilememiş, yapılan çalışmalar, palyatif çözümlerin ötesine geçememiştir.

 

En zor doğa koşullarında, yetersiz ekipmanla, her türlü sosyal güvenceden yoksun, geleneksel bilgiyle ve yeterince artırılamayan ücretlerle çalışan orman köylüsü için çözümler üretmek, hem sivil toplum kuruluşlarının, hem siyasi iradenin, hem de kamunun acil ve önemli bir görevi olduğuna inanıyoruz.

 

                                                                                                     EROL AKAR

 

                                                      KASTAMONU KÖY-KOOP BİRLİK BAŞKANI

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ORKOOPGIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞIOrman Ve Su İşleri Bakanlığı   

Wednesday the 18th. S.S. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği © 2017 Durukan Tasarım - Free Joomla 3.5 Templates