baslikyeni.jpg

KÖYLÜ ŞİRKET Mİ KURSUN?

 

            Ülkemizde, özellikle 1980 li yıllardan sonra, serbest piyasa ekonomisinin vazgeçilmez bir ekonomik model olarak siyasette yer bulmuş olması, önemli bir kırılma noktasıdır.

            Uygulanan ekonomik modelin getirdiği özel sektörcü yaklaşım, o süreçte şirketleşmeyi de olabildiğince desteklemiştir.

            Tabiki bu yaklaşım tarzı, bu anlayış, kooperatifçiliğimizi olumsuz yönde etkilemiştir. Hatta öyle bir noktaya gelinmiştir ki, üst düzey bazı yöneticiler “Kooperatifler Yürümüyor, Köylüler Şirket Kursun” diyebilmişlerdir.

            Hiç şüphesiz bunu söyleyenler, kooperatifçiliğin hasletlerini hiç bilmeyen, at gözlüğü takan yöneticilerdir. Bu anlayışladır ki, kooperatiflere gücü elinde tutanlarda sahip çıkmamışlardır.

            Son yıllarda, Kooperatifler Kanununda yapılan düzenlemelerle, kooperatifler sermaye şirketlerine dönüştürülmek istenmekte veya şirketlerin kooperatiflere ortaklıklarının kolaylaştırılmasının önü açılmaya çalışılmaktadır.

            Hatta uygulamada konu daha da ileri götürülmekte, kooperatifler şirketler tarafından taşeron olarak kullanılabilmekte ve gerçek kimliklerinden giderek uzaklaştırılmaktadır. Özellikle orman üretimi yapan kooperatiflerde bu durum yaygın olarak görülmektedir.

            Şüphe yok ki şirketlerde kendi yapıları doğrultusunda önemli hizmetler vermektedir.

            Ancak kooperatiflerle ticari şirketler arasında çok önemli farklar olduğu, demokratik işlevi, ortağın bir emek veya hizmet karşılığı artı değer kazanması, sosyal boyutu, kooperatif ortaklığına farklı bir anlam kazandırmaktadır. Anayasa ve yasalarda kooperatifçiliğin desteklenmesinin bir hüküm olarak yerini almış olması da zaten bu farkındalığından kaynaklanmaktadır.

            Kooperatifler ekonomik işlevi olan kuruluşlar olarak Ticaret ve Sanayi Odalarına, aidat olarak veya belge ve tescil bedeli adı altında ciddi meblağlara ulaşan miktarda ödeme yapmaktadırlar.

            Ekonomik faaliyet yürüten kuruluşların önemli çatı kuruluşu olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine bu kadar kaynak sağlayan kooperatiflerin TOBB dan yeterli desteği gördüğü söylenemez.

            TOBB, sektörel meclislerde, ilgili sektörlerin sorunlarını tartışmakta, hatta bilimsel araştırmalar yaptırmakta, kısacası özel sektöre, şirketlere alabildiğince destek vermektedir. TOBB’un kooperatifleri desteklemesi, sorunlarını paylaşması bir yana, yok saymasını anlamak doğrusu mümkün değildir. Kooperatiflerle TOBB ilişkisi artık ciddi anlamda tartışılmalıdır.

 

            Kooperatiflerin hedef kitlesi ortağıdır. Ortağın ekonomik çıkarlarının korunması, bu kapsamda; ortaklarının ürettiklerini değeriyle pazarlamak, ihtiyaç duyduğu girdileri en uygun şartlarda temin etmek, kooperatiflerin en önemli amacını oluşturur.

            Kooperatifler bölgesel kalkınmanın en önemli dinamikleri arasında yer alır. Özellikle tarımsal kalkınma kooperatifleri çalışma alanlarındaki hemen hemen tüm ekonomik faaliyetlerde etkin olabilir. Dolayısıyla kooperatifleri, Ekonominin Uç Beyleri olarak değerlendirmek kanaatımca yanlış olmaz.

            Kendi kurup yönetme, denetleme ve tüm ortaklarına hesap verme zorunluluğu ile kooperatifler işlevsel olarak en demokratik yapıya sahiptir. Kazançlarını risturn uygulaması ile en adil bir şekilde paylaşan, her ortağın eşit şekilde temsil edildiği başka bir örgüt yapısından zannediyorum söz edilemez.

            Kurulduğu alanın ekonomik yapısı, kırsal alanın eğitim düzeyi, girişimciliğin gelişmemişliği dikkate alındığında ve demokrasi adına önemli bir okul, kalkınmada önemli bir argüman olduğu düşünüldüğünde umarım bir gün kooperatiflerde en az şirketler kadar hak ettiği değeri bulacaktır.

            Saygılarımla. 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ORKOOPGIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞIOrman Ve Su İşleri Bakanlığı   

Wednesday the 18th. S.S. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği © 2017 Durukan Tasarım - Free Joomla 3.5 Templates